The Catcher in the Rye, severim. Birden fazla okumuşluğumu kendime sorduğum da, cevap veremem. Salinger'in biyolojik uzun hayatında kısa süren edebiyat yaşamına inat mıdır, benim bu kitabı okumama etken, bilemiyorum.
Kitaptaki ergen çocuk, Holden Caulfield'in beğendiği kız arkadaşı Sally Hayes'i sevmesine ve beğenmesine rağmen onu yanından uzaklaştırmasına en büyük etken, farklılıktır.
The man who fell to earth filminde David Bowie su bulmak için başka bir gezegenden gelen biri.
İnsanların içine girince sessizleşip, olayları kendi iç bünyesinde tartıp ölçmeye karar veriyor.
Çocukluğumun aklımda kalan ender filmlerinden biri.
Galli yazar Joe Dunthorne aynı isimli romanını Submarine'ni sinemaya aktarılmış.
Yine bir çocuk kahraman. Holden gibi içine kapanık, sessiz. İlgi duyduğu kız arkadaşı Jordana. Kendi ailesi ve kız arkadaşının sorunlarıyla boğuşmasını anlatan temiz bir film.
The man who fell to earth filmiyle benzerlikler dolu.
İnsanların vahşileşip, insanların gurur duyduklarıyla alay etmesi.
The Beatles müziklerini filmde sound olarak yaşatılması.
Oliver Tate'nin babası rolünü oynayan Noah Taylor'un gösterişsiz
ama Woody Allen'in ilk filmlerine çağrışım yapan mükemmel oyun gücü.
Bu film seyredilmeli.