Bu sabah işe giderken, beni oğlum yolcu etti.
Fransızlar gibi öpüştük. Sağ yanak, sol yanak ve sonra gıgı.
Ben öpmedim, o bu şekilde öptü beni.
Evden çıkarken verdiği enerji, olağanüstüydü.
Uykusuz ve hastalıklarla geçen bir hafta sonunun ardından,
paha biçilemez bir hediye idi.
Nuri Bilge Ceylan'ın Bir Zamanlar Anadolu'da filmiyle Cannes film festivalinin en büyük ödülünü birlikte paylaştığı, film bu.
Yetimhane'ye babası tarafından bırakılan bir çocuğun babasına ve bisikletine ulaşma çabaları.
Babasıyla geçirdiği sınırlı zamanları, veya bizdeki anlamı değerli zamanları, kendi çocuksu çabalarıyla yoktan var etme, uğraşları.
Babasının onu umursamaz bir şekilde hayatından atma çabalarını görmeden, bilmeden, duymadan sanki üç maymunu oynarmışcasına, 3. kişiler tarafından uzatılan elleri, itercesine babasının yanında kalma savaşı.
Bir de kuaför salonu işleten bir kadının, sağlık ocağında filmin kahramanı olan çocuktan etkilenme sahnesi ve devamı...
Seyretmekte fayda var
ama
Cannes film festivalinde verilen
büyük ödül biraz bana fazla gibi geldi.
Vaktiniz var ise
seyredebilirsiniz....












