27 Eylül 2011 Salı

winter's bone


17 yaşındaki bir kızın, iki küçük kardeşi ve tırlatmış annesine bakmasının yanında, kaybolan babasını tehlikeli kişilerde aramasını anlatıyor, film.
 jennifer Lawrence çok güzel oynuyor.
yavaş giden temposuna aldanıp filmi yarı yolda bırakmayın, sonuna kadar devam edin.
bir an,  amatör oyuncuların içinde kendimi filmin içinde olduğum hissine kapıldım.
rol kesme yok, aşırı diyaloglar yok.
bağımsız film tadında çekilmiş.
country müzik sevenler, bu filmi izlesin.
ben açıkçası sevmiyorum, bu müziği ama filme otantik bir hava katmış...

21 Eylül 2011 Çarşamba

womb


Rahim...
Eva Green'i her zaman sevmişimdir.
Türkan Şoray kanunları gibi kendine göre bir saçmalık, yapmamıştır
Yönetmen ne derse yapan, ender oyunculardan biridir.
Filmin senaryosu Macarlara ait.
isim verip te buraya boş isimlerle doldurmak istemiyorum.
erken yaşta ölen sevgilisini klonlayıp, onu doğuruyor.
bir anne gibi mi, yoksa bir sevgili gibi mi davranacağını bilemiyor.
filmi gözleriyle oynuyor.
bazı sahneler, etik değil.
toplumumuz tarafından yadırganabilir.
hatta filmin sonunda rahatsız da olabilirsiniz.
ama çekimler güzel
ve Eva Green'in gözleriyle filmi götürmesi
çok güzel....

suçlu kim?


filmin orjinal ismi; Henry's Crime
kısacası, Shakespeare in Love tadında bir film.
odun gibi bir adamın, kendi yeteneklerini keşfetmesi.
ummadığı bir anda, hayatının akışına kendi yön vermesi.
yeteneksiz Keanu Reeves'in , hayatının rolünü oynaması.
ve
The Godfather filmindeki deli ağabey rolündeki
James Caan'ın
mükemmel oyunculuk dersi vermesi.
izle...

20 Eylül 2011 Salı

maymunlar cehennemi;başlangıç


serinin bütün filmlerini seyretmiştim.
Bu filmi seyretmeden, senaryo nasıl bir hale gelebilecek mi ki? diye de kendime sordum.
Senaryoyu o kadar güzel işlemişler ki, bayıldım.
animasyoslar bile sırıtmıyor.
herşeyi gerçek sanıyorsunuz.
devamı mutlaka çekelicektir ki, filmin sonunda öyle gözüküyor.
ben bu filmi çok sevdim. 

14 Eylül 2011 Çarşamba

The Kite Runner


Meşhur, Uçurtma Avcısı romanının filmi.
Boğazınıza gelen bir yumrunun, film bittikten sonra eriyip, gözlerinizden boşalması.
dostluğa ihanet etmenin, tamiri.
geçmiş ve bugünün farklılığını en güzel yansıtan bir film.
kuzu kebablarının koktuğu meydanın, sakat çocuklarla dolması.
gökyüzünde uçurtmasız geçen günler.
iyi ki Anadolu'da doğmuşum, demenin mutluluğu....

12 Eylül 2011 Pazartesi

thor


Thor - veya Donnar -iskandinav mitolojisinde  en güçlü tanrıdır.
İki sihirli nesneye sahiptir. Bu nesnelerden biri mjöllnir'dir. "Miyolnir (Myol-neer)" diye okunur. Mjöllnir, adının anlamı "parçalayıcı" olan kocaman bir çekiçtir. Çekici brokk   ve eitri isimli iki cüce   kardeş yapmışlardır. Çekiç yapılırken loki  sinek kılığına girip cüceleri ısırarak rahatsız edince bir kaza olmuş, çekicin sapı kısalmıştır.
Yukarıdaki açıklamayı vikipedi'den öğrendim. Ne kadar saçma değil mi? Thor hakkında hiç bir şey  bilmeyen ben, tuttum bu açıklama üzerine  filmi seyrettim.
aman iyi ki seyretmişim. Çok keyif aldım. Son yıllarda seyrettiğim çizgi roman karekterlerinden en iyisiydi. Natalie portman çok iyiydi. Son yıllarda seyrettiğim en iyi Anthony hopkins'i seyrettim.
Devamı çekilecek. Film bittikten sonra biraz sabır edenlerin yazılardan sonra 2. filmden kesitler verdi. Bekliyorum.


Başrolde oynayan, Chris Hemsworth bizim 8 kareteinde oynamış, Kıvanç'a benzemiyor mu?

7 Eylül 2011 Çarşamba

kazananlar kulübü


Kaybedenler Kulübü olur da, Kazananlar kulübü olmaz mı?
Biz Türkler çok güzel film başlıkları buluruz.
Olağan Şüpheliler film afişinden araklama bir afişle, piyasaya sürülen bu Win Win filminin en sade afişini seçtim.
Amerika'da bir avukatın bile evini geçindirmek için, ne hale geldiğini gösteren, yavaş mı yavaş, sıkıntılı mı sıkıntılı bir film.
Güreş sahneleriyle, 1980'lerin Amerikan kültüründe yer edinmiş spor zaferleriyle sosa bulanmış, bir 2011 yılı yapımı bu yapıtı beğenmedim.
Her filmde mesaj vermek zorunluluğu yoktur. 
Rutin giden bir filmde gece yetişkin bir evin kadını, 16 yaşındaki bir çocuğa çıkıpta dövmelerini gösterdiğinde, seyirci ne oluyoruz der!
sıkıcı giden bir filmde seyirciyi uyandırma mesajıdır bu.
çirkin bir tezgahtır.
yakışmaz, izleyiciye saygısızlıktır.
Amerika'da izleyicilerin yaş sınırlaması serttir.
16 ibaresi koydun mu, ailesiyle bile o filmi izleyemezsin.
demek ki, artık satsında nasıl olursa satsın mantığına döndü iş.
filmde Rocky Balboa'nın kayınbiraderi Burt Young'da var. oldukça yaşlanmış.
ama bakışlarıyla hala ben varım diyor.


The Graudate filminde Dustin Hofmann, sevgilisinin annesiyle bir cinsellik yaşamış, baştan çıkartılması sahnesi çok iyi işlenmiş ve Sımon and Garfunkel'in unutulmaz şarkısı olan Mrs. Robinson şarkısıyla da sinema tarihinde yerini almıştı.
İzleyiciye gizli cinsel içerik mesajı vermemiştir.
Olay budur, gerçek budur, senin beyninin kıvrımlarını acaba olacak mı? diye yormamıştır.
eski filmleri seviyorum.
bana daha saf geliyor.