28 Kasım 2011 Pazartesi

FLIPPED


Çocuk kitapları yazarı, Wendelin van Draanen'in aynı isimli romanından sinemaya uyarılmış, orjinali Flipped, bizde ki ismi İlk Aşk.

1953 yılında Amerikan kasabasında geçen sıcak bir film.
Biz erkeklerin, üstümüze gelen bir kızdan ürkmemizden dolayı, kıza karşı olumsuz takıntılar, filmde çok iyi işlenmiş. Aşk ilişkisinde devamlı yapıcı ve kendinden bir şeyler vermeye çalışan kız karekterin, belli bir zaman sonra bıkması ve bu sefer erkeğin, kızın peşinde koşturma çabaları çok iyi kotarılmış.
Aynı sahneyi hem kız gözünde, hem de erkek gözünde görme sanatı, biz erkekleri çok aptal bir duruma sokuyor.
2010 yılı bu yapım, seyredilmeli.

25 Kasım 2011 Cuma

PRECIOUS


bu anlatımım oldukça spoiler içermektedir.

16 yaşında Harlem'de oturan bir kız.
ilk çocuğu down sendromlu.
13 yaşında babasından çocuk sahibi oluyor.
16 yaşında 
babasından tekrar hamile kalıyor.
annesi olanın bitenin farkında.
kocasını şikayet edeceğine
psikolojik baskıyı
ve şiddeti kızına uyguluyor.

16 yaşında lisede okuyan hayatında ilk defa bir filmde oynayan değerli,
okuma yazma da bilmiyor.

bunları yazdım.
çünkü konuyu bilmekle ahh ama bu film anlatılır mı
demeyin.
filmi seyretmekte fayda var.


mariah carey, hiç olmadık bir şekilde başarılı.
jim hendrix'ten sonra gelmiş en iyi
siyahi şarkıcı
lenny kravitz erkek hemşire rolünde
rolünün hakkını veriyor.
bunlar sırf bizde de olmuyormuş.
midesi kaldırmayan
lütfen seyretmesin...

18 Kasım 2011 Cuma

Yağmurdan Önce


İlk çıktığı yıl olan 1994 senesinde, seyretmiştim.
İlk defa seyreder gibi bir daha seyrettim.
Faşizm denen cehaletin, insanların nasıl da kaderlerini değiştirdiğini bizim suratlarımıza çarpıyor.
Savaş karşıtı bu film, üç değişik konudan oluşmasına rağmen verdiği mesaj aynı.
Modern Avrupa sinemasını başlangıcı sayılan bu filmi seyredin.
Arşivinizde olmalı.
Savaş çığlıkları atanların kafalarına bu filmle vurun.
Belki kendilerine gelirler...

1 Kasım 2011 Salı

my name is Khan


esasında filmin ismi; ben bir müslümanım...
ama ben bir terörist değilim..
spoiler yazmak durumundayım.
film havaalanı kontrollerinde başlıyor.
hani 11 eylül saldırılarından sonra,
havaalanlarında donuna kadar arandığı zamanlar.
tenin esmerse, yandın.
bir otistiksen ve karşındaki cahil Amerikalı bunu anlamıyorsa,
yandın.
Bu bir Hint filmi.
İlk hint filmlerimi babamla birlikte, Elhamra sinemasında tanışmıştım.
Sonra Avare filmine Çınar sinemasında renklendirilmiş şekliyle seyretmiştim.
en son ise
slumdog millionaire nefessiz seyretmiştim.
my name is Khan, etkileyici.
filmin başrolünde oynayan Shahrukh Khan, beni açıkça etkiledi. tam bir otizm hastası gibi rol yapıyor.
Filmde tek batan,
Khan'ın eşi rolündeki Kajol.
yapmacık rolleriyle, tam bir bollywood aktrisi.
bu film seyredilmeli.
iki tür insan vardır.
bir iyi insan, bir kötü insan.

31 Ekim 2011 Pazartesi

hafta sonu animasyonları



Özel olarak sakladığım bu filmleri oğlumla paylaşma ihtiyacı hissettim.
a christmas carol, içinde bolca hayalet geçmesine rağmen, Oğlumun favori yaratıkları olmasına rağmen,
gönlüm razı gelmedi seyrettiremedim.
Çizgileri de Charles Dickens zamanlarına özgü karanlık bir tonda sinemaseverlerin beğenisine sunulmuş.
ben açıkçası sevmedim.



Mary and Max seyrettiğim animasyon filmlerinde içinde en çok mutlu olduğum film.
Tabiki yaş sınırı var.
Oğlum veya kızım ne zaman +18 olacaklar, o zaman bu filmi önlerine sunup keyifle seyretmelerini izleyeceğim.
Hollanda'da postahaneler kalkmış.
Bu filme esin kaynağı olmuş mektup arkadaşlığını sanırım,
Hollandalılar artık teknolojik mektup boyutunda
yorumlanacaktır.
Eksiklik bu bence.


İgor...
çok şey söylemek isterdim, bu filmle ilgili.
çocuklar bu filmi izlemek istediğinde karşılaşacağım sorulara cevap vermek beni sıkıntıya düşüreceğinden, bu filmi onlara göstermekten vaz geçtim.
her animasyon, çocuklarla ilgili değildir, tezi kanımca bende güçlenmeye başladı.


kızım çok sevdi, ben bayıldım.
oğlum sıkıldı!
tavsiye ediyorum.
oğlumun can sıkıntısı geçince onunla kucak kucağa,
tekrar seyredeceğim.
seslendirme çok güzel olmuş.
çizgiler harika.
konu mükemmel.
araya sıkıitırılmış aşk sa kızımın kıkırdamalarına neden oldu?

27 Eylül 2011 Salı

winter's bone


17 yaşındaki bir kızın, iki küçük kardeşi ve tırlatmış annesine bakmasının yanında, kaybolan babasını tehlikeli kişilerde aramasını anlatıyor, film.
 jennifer Lawrence çok güzel oynuyor.
yavaş giden temposuna aldanıp filmi yarı yolda bırakmayın, sonuna kadar devam edin.
bir an,  amatör oyuncuların içinde kendimi filmin içinde olduğum hissine kapıldım.
rol kesme yok, aşırı diyaloglar yok.
bağımsız film tadında çekilmiş.
country müzik sevenler, bu filmi izlesin.
ben açıkçası sevmiyorum, bu müziği ama filme otantik bir hava katmış...

21 Eylül 2011 Çarşamba

womb


Rahim...
Eva Green'i her zaman sevmişimdir.
Türkan Şoray kanunları gibi kendine göre bir saçmalık, yapmamıştır
Yönetmen ne derse yapan, ender oyunculardan biridir.
Filmin senaryosu Macarlara ait.
isim verip te buraya boş isimlerle doldurmak istemiyorum.
erken yaşta ölen sevgilisini klonlayıp, onu doğuruyor.
bir anne gibi mi, yoksa bir sevgili gibi mi davranacağını bilemiyor.
filmi gözleriyle oynuyor.
bazı sahneler, etik değil.
toplumumuz tarafından yadırganabilir.
hatta filmin sonunda rahatsız da olabilirsiniz.
ama çekimler güzel
ve Eva Green'in gözleriyle filmi götürmesi
çok güzel....