26 Şubat 2012 Pazar

Oscar'ı kim götürür?

En İyi Film:
War Horse
Artist
Moneyball
      The Tree Of Life  
Midnight in Paris
The Help
Hugo
The Descendants
Extremely Loud and Incredibly Close

 En İyi Erkek Oyuncu
Demian Bichir "A Better Life"
George Clooney "The Descendants"
Jean Dujardin "The Artist"
Gary Oldman "Tinker Tailor Soldier Spy"
Brad Pitt "Moneyball"

En İyi Kadın Oyuncu
Glenn Close "Albert Nobbs"
Viola Davis "The Help"
Rooney Mara "The Girl with the Dragon Tattoo"
Meryl Streep "The Iron Lady"
Michelle Williams "My Week with Marilyn

 En İyi Yönetmen
Martin Scorsese - ''Hugo''
Wood Allen - ''Midnight in Paris''
Michel Hazanavicius – ''The Artist''
Terrence Mallick - ''The Tree of Life''
Alexander Payne  ''The Descendants''


Pazar akşamını pazartesiye bağlayan gece düğüm çözülecek.
Gelin önceden siz değerli okurlar karar verin.
Ben samimi bir şekilde söylemek isterim ki,

War Horse
Midnight in Paris
The Help
Hugo
The Descendants
Extremely Loud and Incredibly Close
Albert Nobbs
My Week with Marilyn
The Iron Lady

filmleri  ne yazık ki daha seyretme zamanım olmadı. Şu şartlarda da Pazar akşamına kadar seyretmem mümkün değil.
Seyrettiklerim üzerinden yorumda bulunacağım.
Benim içimden geçen ve seyretmediğim halde yorumlarını okuduğum filmleri
biraz büyük yazdım.
Seyretmediğim filmleri de sinema eleştirmenlerinin yorumlarını  baz alacağım.

25 Şubat 2012 Cumartesi

The ARTIST



Demet Akalın'ın terk ettiği film.
10. dakikasında ne biçim film bu diye parasını geri istediği film.

Ben filmi iki defa seyrettim.
Bu film Oscar'a da aday.
Film de bildiğimiz siyah beyaz ve sessiz film modunda çekilmiş.
Yani tam bana göre.
Bir aşk filmi.
Sadakat ve zamanında yapılmış bir iyiliğin anlatıldığı çok güzel bir film.

Oscar'ı alması biraz zor da olsa, gönlümden geçen bu filmin 
en iyi film oscar'ını alması.
ama zor.

bu filmi,
lütfen diyorum,

mutlaka seyredin.

24 Şubat 2012 Cuma

ANONYMOUS


William Shakespeare,
dünyayı en çok meşgul eden oyun yazarı.

Kim olduğu, ne olduğu belli değil.
Sadece günümüze kadar uzanan eşsiz oyunları, mevcut.
İsimsiz filmi, Shakespeare hakkında izleyicinin  kafasında soru işaretleri açıyor.
Sahtekar mı, yoksa kelimelerle oynayan eğitim almamış bir dahi mi?

Zengin bir film.
1600 yılları en güzel anlatan, kostümlerle izleyicinin gözlerini kamaştıran,
bilmeden ensest ilişkiyi izleyicinin gözüne sokan bir film.
shakespeara in love filmini unutun.
Sevdiğim o filmden sonra, bu filmi seyredince suratıma tokat yemiş  gibi oldum. 

Filmi izledikten sonra usta acaba sahtekar mı diye kendi kendinize soruyorsunuz.

 bence
bu film kaçmaz

10 Şubat 2012 Cuma

Bir Ayrılık


Film bu.
Ülkelerin birbirleriyle siyasi çekişmesine malzeme olmasına gönlüm hiç razı gelmiyor, gelemiyor.
Yakışmıyor, sinemayı bahane ederek  bir ülkenin yaşam tarzını sorgulamaya.
2011 senesinin en iyi filmler arasına girmiş bu filmin bu anlamda gündemde olması mide bulandırıcı.
Berlin'de Altın Ayı kazanan ilk İran filmi.
Bu senenin Oscar'ların da en iyi yabancı film adayı.

Doğru bildiğini yaptığını sanarak, yalanlarla insanların boğulmasını anlatıyor.
Filmin içinde hissediyor insan kendini.
Doğal oyunculuk, seyredenin gözlerini kamaştırıyor.
Benzerlikler mevcut İran toplumu ile aramızda.



Baba, babam ve babacığım.
aynı sahiplenme kelimesi.
Örf, adet ve büyüklerine saygı.
Ot gibi olmuş bir babanın peşinden kendi ailesini parçalama inadı.
Film etkileyici.
Senaryo harika.

Bence bu filmi
Mutlaka seyredin

8 Şubat 2012 Çarşamba

IN TIME


Justin'in ikinci seyrettiğim filmi.
Bizde Mahsun kimse, Justin de şu anda gözüm de o!
film değil de sanki e2'de dizi seyrediyorum sandım.
Gossip gırl'deki takım elbiseli dolaşan züppe bu filmde de takım elbiseli züppe rolünde.
The big bang theory'deki  en normal gözüken gözlüklü genç de mevcut.
Ayrıca çok eski bir dizi olup, kült diziler yer arasında yer alan Six Feet Under'da ki problem kardeş yine bu filmde.
zamanın para niyetine kullanılması film de ana tema.

küçük ölçekli bir film.
zamanınız değerliyse
bu filmi

sakın seyretmeyin

3 Şubat 2012 Cuma

Tinker Tailor Soldier Spy


Konusu casusluk olan 1973'ler de soğuk savaşın soğuk yüzünü gösteren soğuk bir film.
İstanbul'un o yıllara ait görüntülerini güzel yansıtmışlar filme.
Filmi açıkçası Gary Oldman için seyretmek istedim.
Dracula, Leon filmlerinden beri takip ettiğim bir oyuncuydu.
Harry Potter serilerini saymıyorum bile.
Ayrıca, Colin Firth'te de son şans vermek istedim.
Her role de atlanmaz ki!
Aşık Shakespeare, Bridget Jones'un Günlüğü ve Zoraki Kral'da beğendiğim Colin'in biraz yüzünü dinlendirmesi lazım.
Şubat ayında sinemalarımızda gösterime girecek olan bu film,
casus filmlerinden beklediğiniz beklentilere sahip değil.
Soğuk bir film.
Tempo yavaş, zaman zaman benim gibi uyuklayabilirsiniz.

Bence vazgeçin, seyretmeyin.

2 Şubat 2012 Perşembe

COWBOYS ALIENS


Arşivim en dip köşesinde ki filmi seyretmek istemedim.
Bu kadar da olur mu dedim.
Uzaylılar şimdi geçmişe gidip, Western filminde yer alacaklarmış
diye
dudak bile büktüm.
Yeni james bond Daniel Craig bu modda giderse yeni bir clint eastwood olma yolunda başarı sağlar.
Sert, acımasız Kirli Harry gibi.
Harrıson Ford, yine bildiğimiz gibi karizmatik.
Çekimler çok iyi.
Yalnız Uzaylıları biraz daha karışık çizebilirlerdi.
1960'ların kült korku filmlerinde gölden çıkan yaratıklara benzetmişler.
Güzel bir film.
Hem uzay hem de western filmlerinden
hoşlanıyorsanız
mutlaka seyredin